Kişilerarası İlişkiler
Kişilerarası ilişkiler başkalarıyla toplumsal gereksinimler temelinde kurulmakta ve kısa ya da uzun ömürlü olabilmektedir.


Kişilerarası ilişkilere temel teşkil eden ve sosyalleşme sürecinde, bireyin ilk sosyal çevresi olan ailesiyle kurduğu ilişkiler kişi için önemlidir ve çocukluğunda ki aile yaşantısında sosyalleşmeye çalışırken ayrıca kurduğu ilişkilerde anne ve babasını da rol model almaktadır.
Aile, çocuğun iletişim ve kişilerarası ilişkileri öğrendiği bir kurumdur. Anne ve babanın; psikolojik dayanıklılığı, stresle başa çıkma tarzları, öğretme yöntemleri, kişinin kişilik gelişimiyle birlikte kişiler ile kurduğu ilişkileri etkilemektedir (Yavuzer, 1993). Kişilerarası ilişkiler kapsamında son zamanlarda yaşanılan salgın hastalığın da etkisiyle internet temelli uygulamalar sayesinde online iletişimler ile ilişkiler gittikçe artmaktadır. Online olarak gerçekleşen kişilerarası ilişkilerin bazı avantajları vardır. Kişinin dış görünüşünden ziyade kişilik özelliklerinin daha çok önemsenmesi ile iletişim kurulacak kişi sayısının fazla olması kişinin kendi kişilik özelliklerine daha yakın kişileri bulmasına olanak sağlamaktadır. Yüz yüze ilişki kurmakta zorluk çeken insanlar online olarak internet vasıtasıyla iletişime geçerek yalnızlık duygusunu ortadan kaldırabilmektedir.
Online kurulan ilişkilerde avantajlar kadar dezavantajlar da bulunmaktadır. İletişim kurulan kişinin gerçek kimliğinin belirlenememesi en önemli risklerden faktörüdür. Online kişilerarası ilişkilerde kişilerin kendileri ile ilgili doğru bilgiler vermemesi de ilişkiyi güvensiz yapmaktadır.
Örnek olarak uzaktan akrabalar, birlikte çalışılan insanlar ve tanıdıklar arasındaki ilişkiler gösterilebilir. Kişilerarası ilişkiler yalnızca kişinin sahip olduğu kendine özgü yapısıyla ilgili görünmemektedir. Kişinin etkileşim kurduğu kişi veya kişiler ve bulundukları çevrenin de etkisi dikkate alınmalıdır. Kişilerarası ilişkileri etkileyen birçok etmen vardır ama ilişkinin besleyici ya da zehirleyici olmasında bireylerin tutumlarının etkisi çok fazladır.
Kişilerarası ilişkilerde etkili olan diğer bir değişken sahip olunan cinsiyettir. Kişinin erkek ya da kadın doğmasıyla bazı kalıp yargıları kazanması ve kendisinden beklenenleri karşılama güçlüğünü de getirmektedir. Kişinin cinsiyetine uygun davranmasıyla kendisini ve kişilerarası ilişkilerini tanımlamada etkisi vardır. Yaş arttıkça ilişki kurma becerisi artmakta ve kişiler karşısındaki kişiyle daha sağlıklı ve anlayışlı ilişki kurabilmektedir (İmamoğlu, 2008). Gelir düzeyi düşük olan kişiler maddi olanaklar dahilinde yakın kişiler ile ilişki kurabilmektedir. Bu durumda kişi kısıtlı kişilerarası ilişkiler yaşamaktadır. Benzer şekilde kişinin eğitim düzeyi az olduğunda kişilerarası ilişkilerde yaşanan problemlerde sağlıklı iletişim kurma ve sürdürme konusunda başarılı olamamaktadırlar. Kişinin sahip olduğu sosyal beceriler, kişilerarası ilişkilerin başlamasında ve devam etmesinde oldukça önemlidir. Bu sosyal beceriler; stresle başa çıkma tarzları, plan yapabilme yeteneği, empati kurabilme becerileri, grupla çalışabilme becerileri, problemleri çözebilmede psikolojik dayanıklılık ve saldırgan tutumlarla baş edebilme becerileri olarak belirtilmektedir (Baş, 2010). Kişilerarası ilişkilerde etkili unsurlardan biri de mizahtır. Bu konu ile ilgili yapılan araştırmalarda kişilerarası ilişkileri kolaylaştırmak, ilişkideki gerilim dolu havayı azaltmak, çatışmaları büyük sorunlara dönüştürmeden olumlu duyguları arttırmak amacıyla mizah kullanılması kişilerarası ilişkileri güçlendirerek stresi azaltır ve kişinin ruh sağlığına da faydalı olmaktadır (Yerlikaya, 2007). Kişinin gelişiminde sosyal çevrenin dışında doğuştan gelen bazı özelliklerinde etkili olduğunu açıklamaktadır. Kişi ilişkilerinde kimlik bütünlüğünü korumakta sıkıntı yaşarsa diğer kişilerle yakın ilişki kurmaktan kaçabilmekte ve kendisini gruplardan soyutlamaktadır.
Psikolojik olarak uyumlu davranışlarda bulunan kişiler daha olumlu kişilerarası ilişkiler geliştirirken psikolojik olarak olumsuz davranışlarda olan kişilerin ise kişilerarası ilişkilerde uyumsuz olduğu bilinmektedir. Uyum gösteremeyen kişilerde kişilerarası istekler aslında karşılanmamış ihtiyaçların sonucu olarak uyumsuz şema gelişiminden kaynaklanmaktadır.




